Ahmet Kaya – Beni Vur Şarkı Sözleri
Bir ince pusudayım Yolumun üstü engerek Bir garip akşamdayım Sırtımı gözler tüfek Ben senin sokağına Ulaşamam,dardayım O mazlum gözlerine Bakamam,firardayım Oysa ben bu gece,yüreğim elimde Sana...
Ahmet Kaya, işsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çekti ve bu sırada eşi kendisinden ayrıldı. Bu ekonomik sorunlarından kurtulmak umuduyla kendi deyimiyle “sistemin tersine hareket” ederek hapse girmeye çalıştı. Nihayetinde uzun uğraşları sonucu çıkardığı Ağlama Bebeğim albümünü 1984 yılında yayınladı. İstanbul Şan Tiyatrosu’nda küçük bir konser verdi. Yayımlandığı yıl albüm toplatıldı, fakat daha sonra sansürü kaldırıldı. 1985’te ikinci albümü Acılara Tutunmak için birinci albümde olduğu gibi Değişim Stüdyosu’yla anlaştı. Stüdyonun sahibi, o sıralarda Metris Askeri Cezaevi’nde olan Selda Bağcan’ın kardeşi Sezer Bağcan’dı.[6] Cezaevinde tanıştığı 12 Eylül Darbesi mağduru Gülten Hayaloğlu ile Ahmet Kaya’nın tanışmasına aracılık etti. Albüm yayımlandıktan sonra evlendiler. Gülten Hayaloğlu hapishanede idam cezasına mahkûm olan Nevzat Çelik’in Şafak Türküsü şiirini Ahmet Kaya’ya iletti. Böylelikle geniş kitlelerce tanınması sağlanan albüm, 1985 yılında yapılıp 1986’da piyasaya çıkan Şafak Türküsü oldu. Bu albümde aranjör Oğuz Abadan’la çalıştı ve hemen hemen tüm besteleri kendisi yaptı. Aynı yıl An Gelir albümünü yayınladı.
İlk dönem albümlerinde genel olarak bağlamaya ağırlık verdi. Ahmet Kaya’nın tarzı pop, Türk halk müziği ve arabesk kategorilerine tam olarak dahil edilemediği için özgün müzik olarak adlandırılmaya başlandı. Kendisi müzik tarzının devrimci arabesk veya protest olarak tanımlanmasına karşı çıkmıştır.
Ahmet Kaya, sözlerini kendisinin yazdığı bestelerle beraber, Attilâ İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe, Ahmed Arif, Arkadaş Zekai Özger, Ahmet Erhan gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de besteledi. Genellikle şarkılarında toplumsal meseleleri işledi. Toplam yirmi iki albümünde sadece bir Kürtçe şarkısı (“Karwan”) vardır ve bir tane de Kürtçe açılış bulunur.
Boğaziçi Üniversitesi’nde Ruhi Su ile tanışıp Mahsus Mahal isimli türküyü çaldığı zaman, Ruhi Su bağlamanın bu şekilde, at teper gibi çalınmayacağını söyler. Yıllar sonra Ahmet Kaya bir konserinde bağlama çalarken bu olaya nüktedan bir gönderme yaparak “Bağlama böyle de çalınır” demiştir.
Bir ince pusudayım Yolumun üstü engerek Bir garip akşamdayım Sırtımı gözler tüfek Ben senin sokağına Ulaşamam,dardayım O mazlum gözlerine Bakamam,firardayım Oysa ben bu gece,yüreğim elimde Sana...
Cevap veriyorum Eli böğründe analardan Mahpuslardan ve acılardan Çokça bahsediyorum Çünkü başını kuma Saklayanlardan tiksindim Başkaldırıyorum. Yine söylüyorum Kırmızı rujlu sokakların Aşağılık pazarlıkların Adı anılmayacak benle...
Kavuşmak özgürlükse özgürdük ikimiz deElleri çığlık çığlık yanyana iki dünyaİkimiz iki dağdan iki hırçın su gibi akıp gelmiştikBuluşmuştuk bir kavşaktaUnutmuştuk ayrılığı, yok saymıştık özlemeyiŞarkımıza dalmıştıkMutluluk mavi...
Uyusun ay büyüsünCamlar buğulanmasınSen uyu uyusunBulutlar uyanmasın Işıklar uyanmasın, camlar buğulanmasın Sen uyu uyanmasınİstanbul uyusunKaragümrük uyusunFatih uyusun Atatürk bulvarında rüyalar büyüsün Sen uyu uyusunİstanbul uyanmasınSen uyu...
Yan yana geçen geceler unutulup gider mi? Acılar birden biter mi?Bir bebek özleminde seni aramak var yaBu hep böyle böyle gider mi?Bir bebek özleminde seni aramak...
Yağmur yağar, ıslanırsın vay aman Güneş doğar, kaybolursun vay aman Ay ışığı, der durursun, vay aman Yakamozsun sen Yağmur yağar, ıslanırsın vay aman Güneş doğar, kaybolursun...
Martılar ağlardı, çöplüklerdeBiz seninle gülüşürdükMartılar ağlardı, çöplüklerdeBiz seninle gülüşürdük Şehirlere bombalar yağardı her geceBiz durmadan sevişirdikŞehirlere bombalar yağardı her geceBiz durmadan sevişirdik Acımasız olma şimdi bu...
Artık seninle duramam, Bu akşam çıkar giderim. Hesabım kalsın mahşere, Elimi yıkar giderim. Sen zahmet etme yerinden, Gürültü yapmam derinden, Parmaklarımın üzerinden, Su gibi akar giderim....
Şimdi saat sensizliğin ertesiYıldız doğmuş gökyüzü ay aydınAvutulmuş çocuklar çoktan sustuBirben kaldım tenhasında…Gecenin avutulmamış ben. Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettimKi bu yaşlar utangaç boynununkolyesi olsunBuda benim sanaayrılırken...
Son YazılanŞarkılar